Basın Bildirisi (29) – 7/12/2014

By | Ekim 12, 2016

Kıbrıslıların Sesi acil bir çözüm için çağrıda bulundu

İki toplumlu Kıbrıslıların Sesi forumu, Kıbrıs Sorununun bütün temel konularını ve özellikle inceleme ve araştırma gemisi Barbaros’un Kıbrıs’ın münhasır ekonomik bölgesi içindeki aktiviteleri ile, bunun neticesinde görüşmelerin askıya alınmış olması ile ortaya çıkan krizi detaylı bir şekilde inceleyerek aşağıdaki saptamalara ulaşmıştır.

  1. Çok ciddi tehlikeleri içinde barındıran şimdiki sürecin çözülmesi ve barış sürecinin yeniden ve hemen başlaması imkanının sağlanması için tüm ilgili tarafların ortak bir çaba göstermesi gerekmektedir. Kapsamlı bir çözüme her zamankinden daha fazla ihtiyaç vardır. Statüko durağan değildir. Daha fazla gecikme, bir çözümün uygulanmasını daha da zorlaştıracaktır.
  2. Kıbrıs’ın çevresindeki bölge oldukça dengesiz bir durumdadır. Kıbrıs ve özellikle Türkiye, bir çözümden sonra bölgedeki istikrardan hem yararlanacak hem de bu istikrara katkı koyacaktır.
  3. Kıbrıs müzakereleri hala daha verimsiz bir şekilde, 1960 ve 1970 lerin güvensizlik, nefret ve öç alma paradigmaları temelinde yürütülmektedir. Dünya değişmiştir ve ayrıca Kıbrıs toplumları da değişmiştir. Kıbrıs bir AB üyesi olmuştur ve kuzeyde müktesebat askıda olmasına rağmen Kıbrıslı Türkler AB vatandaşları olmuştur. Sınırlı olsa da, Yeşil Hat üzerinden kişilerin hareket serbestisi ve bir miktar kontrollü ticaret vardır. Bu yeni şartlarda, Kıbrıs Sorununu en kısa sürede çözebilmek için güvene, empatiye ve bağışlamaya dayalı yeni bir paradigmaya doğru bir değişimi sağlamak mecburiyeti vardır.
  4. Kıbrıslıların Sesi, Kıbrıs Sorununun bütün başlıklarını teker teker gözden geçirmiştir ve uzun müzakereler sonucunda varılan uzlaşılar ile bu süreçte sağlanan yakınlaşmalar temelinde çözümün ana hatları üzerinde halen anlaşmaya varıldığı inancındadır. Bütün bu unsurların çözümün ana gövdesine monte edilmesi, olası boşlukların doldurulması, iyi niyet ve karşılıklı güven ile hala ihtiyaç duyulan yakınlaşmaların sağlanması gerekmektedir.
  5. Sıkıntılı bir konu olan mülkiyet başlığında; gündelik hayattaki uygulamaların her durumda Kıbrıslı Türklerin kendi oluşturucu devletlerinde nüfus ve toprak konularında net bir çoğunluğa ulaşmasını sağlayacağı gerçeğini göz önünde bulunduran Kıbrıslıların Sesi, bu konunun esas itibarı ile bireylerin rol oynayacağı bir alan olduğuna inanmaktadır. Her soruna yukarıdan aşağıya ayni çözüm şeklini dayatmak yerine, yasal mal sahibi bireylerin şimdiki kullanıcılar ile uzlaşması ve uzlaşmazlıkların çözümüne yardımcı olmak üzere de gerekli uzlaştırma mekanizmalarının oluşturulması alternatif bir yöntem olabilir.
  6. Yönetim şekli ile ilgili olarak; ağırlıklı ve çapraz oylama yöntemi ile dönüşümlü başkanlık, kilitlenmelerin azaltılması ve politikacıların diğer toplumun ihtiyaç ve kaygılarına duyarlı olmasını teşvik edecektir.
  7. Adanın geleceğinin tartışıldığı her ortamda, çözümün ekonomik bağlamda getirilerinin olacağı ve doğal kaynakların paylaşılmasının, turizmin artmasının ve dıştan gelecek yatırımların bütün ada ekonomisine fayda sağlayacağının altı çizilmelidir. Şimdiki krizi özellikle ateşlemiş olan doğal kaynakların ortak kullanılması konusu, devlet gelirlerinin federal seviyede planlanacağı konusundaki antlaşma ile şimdiden çözülmüştür. Taraflar, barış görüşmelerinin yeniden raya girmesi için bu antlaşmanın yardımcı olacağını birlikte teyit etmektedir.
  8. Adanın geleceği dikkate alındığında, her iki toplumun kaygı ve korkularının ifade edilmesi ve giderilmesinde sivil toplumun ve bireylerin çok önemli bir rolü vardır. “Her şey uzlaşılmadan hiç bir şey uzlaşılmış sayılmaz” yaklaşımı ve süreçteki iç gizlilik, konuların anlaşılmasına ve yardımcı olunmasına izin vermemektedir. Risk almaktan korkan ve liderlik vasıflarını taşımayan politikacılar, sorumluluk alma, çözümün neticelerini ve çözümsüzlüğün kaçınılmaz sıkıntılarını kendi bölgelerinde samimi bir şekilde anlatma konusunda şimdiye kadar başarısın olmuştur. Her iki toplum da kendini mağdur olarak görmekte ve bazen de birbirlerini şeytanlaştırmaktadır. Bu nedenle, çözüm öncesinde ve sonrasında çalışacak ve sivil toplumu sürece dahil edecek bir uzlaşma komisyonuna ihtiyaç olacaktır.
  9. Güven ve siyasi kararlar başarılı bir çözümün en büyük bileşenleridir, çözümün uygulanması konusunda Türkiye’ye duyulan güven eksikliği değildir. Karşılıklı kazan-kazan imkanlarını göz ardı eden sürekli bir cepheleşme, böyle bir güvenin oluşmasına olanak yaratmaz. Bir çözüm sıkıntıların sonu değildir. Çözüm, barış ve istikrar için harcanacak çabaların başlangıcıdır. Gelecekte ortaya çıkacak sıkıntıların birleşik bir ada ortamında daha kolay halledilmesi mümkün olacaktır.

Kıbrıslıların Sesi amaçlarının takipçisi olacak ve tüm Kıbrıslıların barışçıl birlikte varoluş ruhunu cesaretlendirerek Kıbrıs’ın Avrupa Birliği’nde iki toplumlu, iki bölgeli federal bir üye devlet olarak yer almasına değin topluma olumlu mesajlar verme konusunda çabalarını yoğunlaştıracaktır.

 

29 No.lu Duyuru– Kıbrıslıların Sesi 7/12/2014