Basin Bildirisi (10) – 11/9/2009

By | Ekim 15, 2016

ΦΩΝΗ ΚΥΠΡΙΩΝ – KIBRISLILARIN SESİ – CYPRIOTS’ VOICE

Basin bildirisi

Kıbrıslıların Sesi, aşağıdaki açıklamayı Yetkililere ve Kıbrıslılara duyurur

11-13 Eylül, 2009’da toplanan ve Kıbrıs sorunu konusunda halen devam eden görüşmeleri değerlendiren Kıbrıslıların Sesi Forumu, görüşmelerin yavaş ilerlediği yönündeki derin endişelerini ifade etme gereğini duyar. İki taraf arasında geniş görüş farklılıkları olduğu görülen Kıbrıs sorunu ile ilgili hususları ele alan Kıbrıslıların Sesi üyeleri, tartışılan tüm konular üzerinde görüş birliğine vardılar ve her iki liderin ve halkın, görüş ayrılıklarına uzlaşıcı bir ruhla yaklaşarak çözüm olasılığını ileri götürmek amacıyla bu görüş birliğini seslendirmeyi kararlaştırdılar.

  1. Yeni oluşum: yenilenmiş bir ortaklığı ve yetki paylaşımını içeren bir devletin yeni bir adı (ulusal marşı ve bayrağı) olması anlaşmada belirtilmiş olsa da, Kıbrıs’ın BM üyeliğinin, AB’ye katılım anlaşmasının ve Kıbrıs Cumhuriyeti’ni bağlayan diğer herhangi bir anlaşmanın iptali olamaz.
  2. Yenilenmiş ortaklık: Yenilenmiş bir ortaklığın öngörüldüğü çözüm çerçevesi BM Güvenlik Konseyi’nin Haziran 1999’da, 1251 sayılı kararıyla çizildi ve “Kıbrıs sorununa bulunacak bir çözüm, tek egemenliği, tek uluslararası kimliği ve tek yurttaşlığı olan ve bağımsızlığı ile toprak bütünlüğü korunan, ve Güvenlik Konseyi’nin ilgili kararlarında tanımlanan iki eşit toplumu içeren, iki toplumlu, iki kesimli bir federal Kıbrıs devleti temelinde olmalı, ve böyle bir çözüm kısmen ya da bütün olarak başka bir devletle birleşmeyi, her çeşit taksimi veya ayrılmayı dışlamalıdır.” Şeklinde taraflarca kabul gördü.
  3. Siyasi eşitlik: BM genel sekreterinin tanımladığı şekliyle ve BM Güvenlik Konseyinin Şubat 1990’da onayladığı 716 sayılı aşağıdaki kararı tam olarak onaylarlar: “Siyasi eşitlik federal hükümetin tüm alanlarında ve yönetiminde eşit sayısal eşitlik anlamına gelmezken, bu eşitlik, diğer şeylerin yanı sıra, değişik şekillerde yansıtılmalıdır: Federal Kıbrıs devletinin anayasası, her iki toplumun da rızasıyla onaylanmalı veya tadil edilmelidir; federal hükümetin tüm organlarına ve kararlarına her iki toplumun da etkin bir biçimde katılımı; Federal hükümetin diğer toplumun çıkarları aleyhinde yetkilendirilmesine karşı güvencelerin olması; ve iki federe devletin eşitliği, benzer yetkileri ve fonksiyonları olması.” Yukarıdaki tanımlama o kadar ayrıntılıdır ki özellikle sayısal katılım konusunda herhangi bir tartışmalı durum olmaması gerekir.
  4. Yönetim: Hükümetin şekli ya da federal devletin en yüksek yürütme organlarının doğrudan veya dolaylı (senato yoluyla) seçilmesinden bağımsız olarak, ılımlı tutumları cesaretlendirip mükafatlandırmanın yanı sıra, milliyetçi ve dar toplumsal eğilimleri caydırıcı seçim mekanizmalarını devreye sokmak önemlidir. Yukarıda sözü edilen güvencelerle birlikte senato yoluyla dolaylı seçimler ciddi olarak düşünülmelidir.
  5. Federal yetkiler: Federal Kıbrıs Cumhuriyeti’nin tek bir uluslararası kimliğini ve tek bir egemenliğini güvence altına alabilecek federal yetkiler olmalıdır. Böylesi düzenlemeler ülkenin birliğini etkili bir biçimde garanti edecektir. Bu açıdan, oluşturucu devlet yetkileri, yukarıda belirtilen prensipleri pratikte etkisiz hale getirmemelidir.
  6. Mülkiyet: Mülkiyet sahibi kişilerin hakları ile Gerek 8 Temmuz 2006 ve gerekse 23 Mayıs 2008 anlaşmalarında tanımlandığı gibi ve Nisan 1992’de, 750 sayılı Güvenlik kararında tanımlandığı şekliyle iki kesimlilik ilkesinin güvence altına alınması arasında uzlaşma sağlanması gerekir.
  7. Toprak konusu: Toprak konusundaki herhangi bir uzlaşma, çok sayıda Kıbrıslı Rum göçmenin evlerine ve topraklarına dönebilmelerine olanak sağlanması için 1974 öncesinde Kıbrıslı Rumların yoğun olarak yaşadıkları bölgeler geri verilmelidir. Bu çerçevede, Kıbrıslıların Sesi üyeleri, BM’nin 2004 yılında sunduğu haritadaki kriterlerin bir anlaşma için temel oluşturabileceği hususunda fikir birliği içindedirler.
  8. Türkiyeli yerleşimciler: Kıbrıslılar ve Türkiyeliler arasındaki evlilikler ve onlarca yıldır Kıbrıs’ta yaşayıp kendini bir Kıbrıslı gibi hissedenler gibi insancıl nedenleri hesaba katarak Kıbrıslı Türklerin kültürel kimliğinin güvence altına alınabilmesi için geriye kalanların ülkelerine dönebilmelerine olanak sağlayacak teşvikler verilmesi gerekir.
  9. Güvenlik ve garantiler: Tüm taraflarca kabul edilen ve bir uzlaşma sonucunda varılan ve uygulanabilir olan bir çözüm, her iki toplum için de en üst düzeyde bir güvenlik şeklidir. Avrupa’nın çözüme sağlayacağı çerçeve ve özellikle bu çerçevenin hem iki toplum ve hem de Kıbrıs’ın Türkiye ve Yunanistan ile ilişkilerini içine alması nedeniyle güvenlik açısından ek bir güvence olacaktır. 1960 Garanti Antlaşmasına gelince, bazı yapısal düzenlemelerden sonra diğer konular üzerinde anlaşmaya varılması durumunda nihai bir çözümü baltalamasına izin verilmemesi gerektiği düşüncesindeyiz.
  10. Kıbrıs ve Türkiye: Yeniden birleştirilmiş, askersizleştirilmiş ve bağımsız federal bir Kıbrıs’ın Türkiye’ye ve bir başka komşu ülkeye tehdit oluşturmayacağı varsayımından hareket ederek Kıbrıslıların Sesi, Türkiye’nin stratejik çıkarlarının çatışmacı bir anlayışla ele alınmasından dolayı Kıbrıs halkının bir bütün olarak çıkarlarının feda edilmemesi gerektiği görüşündedir.
  11. Türkiye’nin pozisyonu: 19 Mayıs 2009’da, Brüksel’de yer alan AB-Türkiye Ortaklık Konseyi’nin 47. toplantısında Türkiye’nin, Kıbrıs’ta bir çözüm konusunda masaya koyduğu “AB Acquıs’i ve Kıbrıs konusunun doğasına paralel olarak Kıbrıs sorununa bulunacak çözüm çerçevesinde ada üzerinde AB’nin 4 temel özgürlükleri dahil (insanların, sermayenin, hizmetlerin ve malların serbest dolaşımı) Türkiye ve Yunanistan’a eşit muamele yapılması gerekir” yönündeki tutumu, Kıbrıslı Türkler, Kıbrıslı Rumlar, AB kurumları ve AB’ye üye devletler tarafından hoş karşılanmadığının altını çizmek isteriz. Kıbrıslıların Sesi, Türkiye’nin bu yöndeki ısrarının yapıcı olmadığına inanmaktadır.
  12. Halkı hazırlamak: Kıbrıslıların Sesi, iki liderin anlaşmaya vardıkları federal çözüm modeli yönünde halkı hazırlamak için düzenli olarak çaba harcamaları çağrısında bulunur.
  13. KIBRISLILARIN SESİ – Basin Bildirisi no 10 – 11/9/2009