Deklerasyon

Kıbrıs konusuna çözüm bulmanın daha fazla geciktirilemeyecek veya ertelenemeyecek bir gereksinim haline geldiği düşüncesine sahip geniş yelpazede yurttaşları içerir.
Zamanın verimsiz bir biçimde geçmesinin, Kıbrıs sorununu ağırlaştırarak içte ve uluslararası düzeyde gerilim ve krizlerle statükoyu daha da kalıcı yaparak birçok kişi tarafından fark edildiği gibi ülkemizin kalıcı bölünme tehlikesini de içermekte olduğuna işaret eder.
İki toplum arasındaki ilişkilerin güçlenmesine katkıda bulunan ve böylece politik soruna çözüm getirecek olan önkoşulları yaratmaya yönelik pozitif hareket ve pozisyonları olumlu olarak karşılar.
Kıbrıslı Rum ve Kıbrıslı Türkler arasında müşterek hedefleri şekillendirmek amacıyla anlayış ve işbirliği geliştirecektir ve Kıbrıs sorununun kapsamlı bir şekilde halli için takip edilecek yöntemin tanımlanmasına yönelik etkili ve ani girişimlerle müşterek eylemlerde bulunmayı üstlen ir.
Tek açık yolun, iki toplum arasındaki uzun görüşmelerde üzerinde tartışılan ve kabul edilen “Avrupa Birliği bağlamında, Birleşmiş Milletler tarafından tanımlandığı gibi iki bölgeli ve iki toplumlu, politik eşitliğe dayalı federal bir yapıdaki birleşik Kıbrıs” olarak özetlenen prensiplerde belirlenmiş olduğuna inanır. İki topluma yapılan referans, modern Kıbrıs toplumunu ve kültürel biçimini yapılandırmada eşit katkıda bulunan Maronit, Ermeni ve Latin toplumlarının varlıklarının kabullenmediği anlamını taşımamaktadır.
İki toplum arasında karşılıklı işbirliği ve güvene dayalı, gerilim, zıtlaşma ve ırksal çatışmanın yer almadığı bir Kıbrıs düşlemektedir. Barış ve demokrasi için ve ırksal rekabet yerine işbirliği için çalışmak suretiyle Avrupa Birliği bağlamında, milliyetçilik ve şovenist gururdan uzak, birlikte çok kültürlü bir toplum inşa e dilebilir.
Demokrasiyi sağlamlaştırmak amacıyla, çağdışı sloganlardan ve önyargıdan, dogmatik tutumlardan, asabi yaklaşımlardan ve antidemokratik davranışlardan uzak, yaratıcı, yapıcı ve olgun bir diyaloğun gelişmesi için çalışır. Kararlılıkla sonuçları sadece ülkemizin yıkımın ı tamamlayacak olan bölünme eğilimleri, bölücü anlayışlar, ırkçı pozisyonlar ve şovenist eğilimlerle mücadele edecektir.
Daha iyi bir gelecek amacıyla yolumuzu tanımlayabilecek gerekli önkoşullar sayılan uzlaşma politikası, tutarlı sosyopolitik eylemler, şeffaflık, demokratik diyalog ve uluslararası faktörleri n doğru değerlendirme si polkalarını destekler.
Ocak 2008